Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aralık, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ölüm Korkusu

     O yatakta yatarken mükemmel bir gün geçip gidiyordu. Kaçırdığını bilerek bir süre masmavi göğü izleye durdu. Bu ücra kasabada birbirinin aynı geçen günlerden çok sıkılmıştı. Nadiren dairesinden çıkıyor oluşu bu sıkıntısını katlıyordu. Yatağında oturup düşünmekten bıkmadığı tek şey ölümdü. Ölümü düşünmek onu sıkıntıdan ölmekten kurtarıp uykusuzluktan öldürüyordu. Onun için ölüm karşılaşınca aklının bir köşesini kurcalayan bir şey değildi. Ara sıra yerine sürekli oradaydı, bir rastlantıya ihtiyacı yoktu. Onun aklı fikri ölümdeydi. Her canlı gibi ölecekti ve bundan son derece korkuyordu. Tehlikeli olan her şeye sırt çevirmişti lakin onun gözünde yaşamak bile sonu ölüm olacağı için tehlikeliydi. Yaşamı yaşamak değildi. O sanki bekliyordu. Bekleyerek ölümü atlattığını düşünmüyordu sadece elinden gelebilen en iyi savunma buydu. Günlerce evinden hatta yatağından çıkmadığı zamanlar oluyordu. Çıkmasına gerek bile yoktu. Çalışmasına gerek duymayacak kadar aile m...

Ölümün Kıyısında

‘Bu zamanda hayat için, insanın kendi hayatı için, bu hayatın anlamı için yapabileceği ne var ki?’,’Vakit varken gezip tozup eğlenmeliydim.’ hiç gezememiş, eğlenmemiş değildi, lakin şimdiki hayatına şöyle bir bakınca aslında keyfini çıkaramadığını, yeterince yaşayamadığını düşünüyordu. Lisenin tozlu yıllarını yavaşça tırmanan bir gençti Mert. Ancak ne bir amacı ne de bir isteği vardı. Düşüncelere dalar ve boğulana kadar çıkmazdı. Aslında tek yaptığı şey buydu. Bir arkadaşı dışında gerçek anlamda kimsesi yoktu, fazlasını kaldıramıyordu. Bir şekilde insanlar ona yaklaşıp aynı hızda uzaklaşıyordu. İlginç biri olmadığını düşünüyordu, başka bir açıklama aklının bir köşesine dahi gelmiyordu. Çoğu zaman yalnızdı, yalnız olduğunu adı gibi biliyordu. Giderek içine kapanıyor ve hayatında bir anlam bulamıyordu, anlamsızlığa ise hiç gelemiyordu. Bir bulantı ile dünyanın onu kusacağını düşünüyordu, ölü bedeni toprağı beslerken ancak bir işe yarayabileceğini düşünüyor, o sırada ruhunun uçsuz bucak...