O yatakta yatarken mükemmel bir gün geçip gidiyordu. Kaçırdığını bilerek bir süre masmavi göğü izleye durdu. Bu ücra kasabada birbirinin aynı geçen günlerden çok sıkılmıştı. Nadiren dairesinden çıkıyor oluşu bu sıkıntısını katlıyordu. Yatağında oturup düşünmekten bıkmadığı tek şey ölümdü. Ölümü düşünmek onu sıkıntıdan ölmekten kurtarıp uykusuzluktan öldürüyordu. Onun için ölüm karşılaşınca aklının bir köşesini kurcalayan bir şey değildi. Ara sıra yerine sürekli oradaydı, bir rastlantıya ihtiyacı yoktu. Onun aklı fikri ölümdeydi. Her canlı gibi ölecekti ve bundan son derece korkuyordu. Tehlikeli olan her şeye sırt çevirmişti lakin onun gözünde yaşamak bile sonu ölüm olacağı için tehlikeliydi. Yaşamı yaşamak değildi. O sanki bekliyordu. Bekleyerek ölümü atlattığını düşünmüyordu sadece elinden gelebilen en iyi savunma buydu. Günlerce evinden hatta yatağından çıkmadığı zamanlar oluyordu. Çıkmasına gerek bile yoktu. Çalışmasına gerek duymayacak kadar aile m...
Kafama göre yazılar yazıp kendimi ifade etmenin keyfini sürüyorum. Okunmasa da güzel olmasa da işimi görüyor. Hoşgeldin güzel insan.