Birisi adımı söylüyor, sanırım Zülfü, evet evet adım bu olsa gerek. Üstüme üstüme gelen kişinin bu ismi sanki beni tanıyor gibi söylemesi de ayrı bir bulmaca açığa çıkarıyor. Aklıma takılan bir kaç yer bilgisi ve nedenleri sorgulayan soruları bir çırpıda aklımdan sildim, sanki bu soruları hiç sormamıştım, cevapları merak bile etmedim. Hızlı adımlarla üzerime doğru gelen, adımı tekrarlarken heyecan ve sıkıntı içinde derin nefes alan kişiyi hızlıca süzdüm. Çok yabancı olduğum bir modanın ikonu gibi, baskılı kafa karıştıran bir tişört ve kısa bir pantolon giyiyor, ayaklarında ise sanırım sandalet var. Bir turist olsa gerek, adımı nerden biliyor ki? Sorular geldiği gibi gitti, sorduğum soruları neden bir çırpıda bir kenara fırlatıyorum? Aklım sanki dolu bir kazan gibi, üstüne döktüğüm su girdiği gibi dökülüyor. Artık yanımda duran bu değişik adamın ne tür bir lisan ile benimle anlaşmaya çalışacağını düşünüyorum. Türkçe bir kaç kelime ettiğinde şaşkınlığım ile dediklerini bir n...
Kafama göre yazılar yazıp kendimi ifade etmenin keyfini sürüyorum. Okunmasa da güzel olmasa da işimi görüyor. Hoşgeldin güzel insan.