İnsanlar yüz yıllardır dünya üzerinde. Doğuyor, yaşıyor ve ölüyorlar. Bu üç durumun sadece birini kendi hür iradeleri ile gerçekleştiriyorlar. Yaşamayı. İnsanlar doğarken kimse onlara sormuyor. "Büyük bir serüven, kendi hikayen yazılmak üzere hazır mısın?" demiyor. Birden geliyor dünyaya. Aşağı yukarı altı dokuz bir hazırlık süresi oluyor. Ama doğacak olan değil de doğuracak için. Dünyaya gelen için geldiği andır yaşamın başlangıcı. Oksijenin ciğerlerine ilk defa gidişi ve verdiği acı. Yaşamak için ihtiyacın olan bir şey doğar doğmaz canını yakıyor. Güzel bir başlangıç değil mi? İşte bu hayatın "Hazır mısın?" sorusu. İlk acıyı tattın. Devamına hazır mısın? Yaşamak uzun bir süreç gibi gözüküyor başta. Yaşadıkça anlıyor insan bir mumun yaşamı gibi olduğunu. Yanıyorsun, sönüyorsun, tekrar ediyorsun ve en sonunda eriyip bitiyorsun.Sana sormadan seni dünyaya getiren insanlar sana soru sormaya başlıyor. Düşünmen gerekiyor. Duyguların devreye giriyor. Öğreniyorsun,...
Kafama göre yazılar yazıp kendimi ifade etmenin keyfini sürüyorum. Okunmasa da güzel olmasa da işimi görüyor. Hoşgeldin güzel insan.