Ana içeriğe atla

Uykusuz

     Uyuyamadığım zaman ne yapmam gerektiğini hiç bilmem bu yüzden bu müthiş gecede yalnız başıma oturduğum yerden düşüncelerimi seslendireceğim ve olmayan dinleyenlerimin kulaklarını meşgul edeceğim. Çok uzun zaman olmadı geceleri kaçan uykularımı kovalamaya başlayalı. Ancak uykularım kaçalı geçen zamanı toplasak bir ömür etmese bile benim elimdeki tek ömrümün içine etti diyebilirim. Uyuyamıyor oluşum varoluşumdaki bir yırtık gibi ancak dikiş tutmuyor, bir ilacı veyahut bir tedavisi yok. Uykularımı kaçıranın ne olduğunu hiç sormayın lakin sorsanız bile cevabı ya bende yok ya da ulaşamadığım bilinç altımın dipsiz çukurlarından birinde.

    Uyuyamadığım ilk geceye gitmek istiyorum. Kapalı kapılarla dolu zihnimde aralık kalmış olan tek kapıyı sonuna kadar açıyorum. Canımdan bezdiğim bir başkan gün daha mı diye hayıflanıyorum, şimdilerden farksızmış dünkü halim. Bugün de hayıflanıyorum lakin sebep farklı ve belki yarın da hayıflanacağım çünkü sonuç hep aynı. İşten ekonomik kriz nedeniyle çıkarıldığımı hatırlıyorum. Ağladığımı, sevgilime ne diyeceğimi düşünürken kendimi tutamadığımı, ağzına kadar dolmuş göz yaşlarımı serbest bıraktığımı hatırlıyorum. Giderlerden kalmayan gelirin bir anda gelmeyen ve sadece giden bir hale büründüğünü hatırlıyorum. Bunun acısıyla dağlanmışken kalbim erken döndüğüm evde de parçalandı. Suçluyu karşıma aldım ve sebebini sordum. Sen dedi. Sebebi benmişim. Kalbimin parçalarını faraş ile topladım ve evden dönmemek üzere ayrıldım. Poşete doldurduğum param parça kalbim ve döke döke ilerlediğim tuzlu göz yaşlarım dışında elimde varlığıyla belki biraz içimi rahatlatan tek şey hiçlikti. 

    O nasıl parlak, sonsuz bir geceydi öyle. Geçmek bilmeyen, yıldızların ışığının gözlerimi yakarcasına parladığı harikulade bir geceydi. Bunu kaçırmamak için göz kapaklarımın bir saniye bile kapanmasına izin vermedim ve sonsuz gecenin keyfini çıkardım. Ama artık dayanamıyorum. Artık bu geceyi bitirmek istiyorum. Sonsuz gecenin bitmesini ve ruhları toplayan o yaşlı meleğin gelip bedenimin üstünde bekleyen çaresiz beni alıp gitmesini istiyorum. Bu gecenin bitip yeni güneşin doğma vakti çoktan geldi.

    

Yorumlar

Son Yazım

Canımı Acıtan

      Bu canımı acıtan, ruhumu inciten ve gözlerimdeki ışığı kaybetmeme sebep olan olayı anlatırken canımın aslında hep acıdığını ancak büyük bir karmaşa içinde olan duygularım ve bunun devamından gelen düşüncelerimin bunu gizlediğini anlar gibi olduğum zamanlarda bile gerçekten anlamadığımı fark ettim. Bu olaydan sadece bir kişiye bahsetmiştim. Bu olay benim hayatımdı. O adam ne sevdiğimdi ne dostum ne de tanıdığımdı. Acıdan içi doldurulmuş ölü bir hayvan gibi olan ruhum hareketsiz ve bir heykel gibi durmaktan başka bir şey yapamıyordu. Bu kişi büyük bir müzisyen değildi aksine müziği baş ağrıtan ve ruha gram dokunamayan türdendi. Gerçi ben ne anlarım ki. Sesi kulaklarımı acıtan gitarı ile çıkardığı ses sanki içinde bulunduğumuz geminin çığlıkları gibiydi, batıyor olduğumuzu düşünen gemi bir oraya bir buraya sallanıyor durumdan kurtulmaya çalışıyordu. Batmayan bir gemiye battığını düşündüren müzisyen yuhalanmalar içinde kafası eğik sahneden inerken şapkasının altından mi...