Ana içeriğe atla

Ölü

    Söylesene canın acıdı mı? Bana sorarsan acımış olmalı. Bazen bana düşünmek bile acı veriyor. Sen ise öldün. Kim bilir canın ne kadar acımış, ne zorluk yaşamışsındır. Bana öyle boş gözlerle bakma lütfen! Ah özür dilerim başka türlü bakacak değilsin tabi ki de. Sadece düşünüyorum, sen yaşadın. Bir ömür yaşadın. Bu boş gözler birilerine aşk ile baktı, acı ile ağladı ve mutluluktan parıl parıl parladı. Fevkalade manzaralar gördü ve en kötülerine kapandı. Çok zenginmişsin, amma çok paran varmış. Düşünür müydün hiç hayatını kazanmak için harcadığın para yüzünden öleceğini? Açlıktan ölmek üzere olan bir adam yüzünden öldün. Hayatın espri anlayışı çok iyi gerçekten. Bu kadar kötü kokmasan gülebilirdim ancak tanrım yıkanmak nedir bilir misin? Hah çürümüş gibisin. Tam üstüne bastım pörsük surat, çürüyorsun. Her neyse ölümüne geri dönelim. Aç bir adam seni öldürmüş. Günlerdir yemek yememiş bir adamı dövememişsin. Ezik, yediğin domuzlar kaslarına değil de götüne ve göbeğine gitmiş anlaşılan. O aç adama seni vermelilerdi, güzel bir ziyafet çekebilirdi, belki hakkını alırdı. Raporda çokta kötü olduğun yazıyor, neden kötüydün? Kolay olduğu için mi? Yoksa kazançlı olduğu için mi? Yoksa sadece hoşuna mı gitti? Hepsine evet dediğini varsayıyorum. Ama neden o çocuğu dağdan attın? Sizi sadece görmüştü, seni tanıyor değildi. Karına yetiştireceğini düşünmüş olmalısın. Ama başka bir kadın ile ne işin vardı? Sonra bir başkasıyla ve bir başkasıyla ne işin olduysa onun içindir herhalde, benimkisi de soru cidden. Hep daha fazlasını istedin değil mi? Peki bu dünyada sahip olamadığın bir şey oldu mu? Olmuş sanırsam. Ben sende öbür tarafa götürecek bir ruh bulamadım. Dünyaya o kadar doyamamışsın ki ruhun yer yüzüyle bir olmuş. Cehennemi, asla cennete gidemeyerek yaşayacaksın. Tanrının en büyük esprisi de bu sanırım. Doyamadığın dünyaya tekrar tekrar bakacak ve yaşamadığının farkına her gün varacaksın. Olurda bedenine tekrar bir göz atmak istersin diye sana bu notu yazdım. İyi sonsuzluklar Steve.

Yorumlar

Son Yazım

Canımı Acıtan

      Bu canımı acıtan, ruhumu inciten ve gözlerimdeki ışığı kaybetmeme sebep olan olayı anlatırken canımın aslında hep acıdığını ancak büyük bir karmaşa içinde olan duygularım ve bunun devamından gelen düşüncelerimin bunu gizlediğini anlar gibi olduğum zamanlarda bile gerçekten anlamadığımı fark ettim. Bu olaydan sadece bir kişiye bahsetmiştim. Bu olay benim hayatımdı. O adam ne sevdiğimdi ne dostum ne de tanıdığımdı. Acıdan içi doldurulmuş ölü bir hayvan gibi olan ruhum hareketsiz ve bir heykel gibi durmaktan başka bir şey yapamıyordu. Bu kişi büyük bir müzisyen değildi aksine müziği baş ağrıtan ve ruha gram dokunamayan türdendi. Gerçi ben ne anlarım ki. Sesi kulaklarımı acıtan gitarı ile çıkardığı ses sanki içinde bulunduğumuz geminin çığlıkları gibiydi, batıyor olduğumuzu düşünen gemi bir oraya bir buraya sallanıyor durumdan kurtulmaya çalışıyordu. Batmayan bir gemiye battığını düşündüren müzisyen yuhalanmalar içinde kafası eğik sahneden inerken şapkasının altından mi...