Ana içeriğe atla

Şeytanlar

 Ona bütün yapmacıklığımla bütün yaptıklarını anlattım. Ne kadar adiyim! Gözümü bile kırpmadım, hatta hoşuma gitti. O ne güzel, ne acıklı ve ağlamaklı gözler idi! Bana bakıp bir kelime dahi edemedi hatta yutkunamadı bile. Gözlerinde biriken yaşlar vücudumu titretti, az kalsın dayanamayıp bir sigara yakacaktım. Genç delikanlı hırsızlık yaparken onu gördüğümü idrak edemez halde duruyordu. Bir kaç metre uzağımızda her gün yaptıkları gibi sarhoş olmakla uğraşan bekçilere birer kaçamak bakış atıyor ve genci neredeyse bayıltacak kadar korkutuyordum. Sakallarımla oynuyor ve ne diyeceğini bekliyordum. Bir an adi bacaksız kaçmaya çalışacak gibi oldu ve bağırmaya hazırlandım, bir an durdu. Kaçamayacağını anlamış olacak ki gözleri iyice doldu. Onu köşeye çektim ve bir tokat yapıştırdım. Biraz patakladım ve iyice akıllanmasını sağladım. Ağlamaktan bayılmış olan gence baktım. İçimden bir düşünce geçti, onu öldürsem hatta canlı canlı etini kessem kimin ruhu duyardı ki? Tüylerim diken diken oldu. Büyük bir ürperti hissettim. Bu zamana kadar değil insan öldürmeyi düşünmek kati surette bir hayvanı bile incitmemiştim. Peki bu fikri bana muazzam gösteren neydi. Morarmış ellerime baktım ve düşüncemi öfkeyle kafamdan fırlatıp attım. Çocuğun cezasını yeterince çekmediğini düşündüm, bekçilere çocuğun yerini söylerken aynı zamanda olan biteni de anlattım. Bana ödül niyetine bir kaç altın verdiler ve elimi sıktılar. Ertesi gün aynı yerden geçerken çocuğun cansız bedeni ile karşılaştım. Tam da bıraktığım yerdeydi. Litrelerce kan kaybetmiş, acı çektiği ölürken aldığı surat ifadesine kazınmış. Bekçiler tam da benim aklımdan geçeni yapmışlardı. O zaman anladım, bana bu fikri cazip kılan şeytan değildi, insan aklıydı. İnsan olmak aslında şeytan olmaktır. Dizginleyebilen ben zaten ölecek olan gencin suratına bakarak acıma hissedememiştim, şimdi ise sadece elimden kaçmış olan fırsatı üzülüyordum. Düşündüm, iğrenç olmasına rağmen, gencin suratına ve yaralarına baktım ve sordum. Neden bunları ben yapmadım ki? Beni engelleyen neydi? Merhametim mi? Peki cazip düşünceyi neden aklımda döndürdüm ve karara vardım? Merhametli iyi bir insanın aklına da gelir miydi bu düşünce? Cevapları bulamadım. Bulamayacağımda. Bekçileri izledim, dünkü gibi keyifleri yerindeydi. Şeytanlar. Bizleriz.

Yorumlar

Son Yazım

Canımı Acıtan

      Bu canımı acıtan, ruhumu inciten ve gözlerimdeki ışığı kaybetmeme sebep olan olayı anlatırken canımın aslında hep acıdığını ancak büyük bir karmaşa içinde olan duygularım ve bunun devamından gelen düşüncelerimin bunu gizlediğini anlar gibi olduğum zamanlarda bile gerçekten anlamadığımı fark ettim. Bu olaydan sadece bir kişiye bahsetmiştim. Bu olay benim hayatımdı. O adam ne sevdiğimdi ne dostum ne de tanıdığımdı. Acıdan içi doldurulmuş ölü bir hayvan gibi olan ruhum hareketsiz ve bir heykel gibi durmaktan başka bir şey yapamıyordu. Bu kişi büyük bir müzisyen değildi aksine müziği baş ağrıtan ve ruha gram dokunamayan türdendi. Gerçi ben ne anlarım ki. Sesi kulaklarımı acıtan gitarı ile çıkardığı ses sanki içinde bulunduğumuz geminin çığlıkları gibiydi, batıyor olduğumuzu düşünen gemi bir oraya bir buraya sallanıyor durumdan kurtulmaya çalışıyordu. Batmayan bir gemiye battığını düşündüren müzisyen yuhalanmalar içinde kafası eğik sahneden inerken şapkasının altından mi...