İçinde yaşadığım ev içinde yaşamak için çok küçük. Onlarca salon ve onlarca oda. Eşyalarla dolular ama bomboşlar. Sabahları süt banyosu yapıyorum lakin nedenini hiç bilmiyorum. Yapıyorum çünkü yapabiliyorum. Neden hayatında anne sütünden başka süt tadamamış birini düşünmeliyim. Aç olmaları benim suçum değil neden tok olmalarından sorumlu olayım. Belki evim bu yüzden bana küçük geliyordur. Çünkü asıl aç benim. Ruhumu kemiren, evimi gözümde küçülten aslında yalnızlığım mı yoksa aç gözlü olmam mı bilemiyorum ve bilememek beni daha da derinlere itiyor. Sahip olduğum sınırsız zenginlik sadece benim. Hak etmiş olmam veya çalmış yahut şans eseri elde etmiş olmam bir şeyi kanıtlar ya da gösterir nitelikte değildir. Benim olan benimdir. Paylaştığımda benimdir. Almak kadarı var mıdır bu dünyada. Vermek derseniz tükürürüm suratınıza çünkü bende verdim ve anladım ne kadar yakıcı olduğunu. Bir kere kalbimi verdim ve doğruyu gördüm. Bencilliğin kokusu burnuma geldi, takip ettim ve bulup tadına vardım. Artık kalbim de benim. Eski sahibi de masamda bir ara sıcak. Ana yemekte benim.
Bu canımı acıtan, ruhumu inciten ve gözlerimdeki ışığı kaybetmeme sebep olan olayı anlatırken canımın aslında hep acıdığını ancak büyük bir karmaşa içinde olan duygularım ve bunun devamından gelen düşüncelerimin bunu gizlediğini anlar gibi olduğum zamanlarda bile gerçekten anlamadığımı fark ettim. Bu olaydan sadece bir kişiye bahsetmiştim. Bu olay benim hayatımdı. O adam ne sevdiğimdi ne dostum ne de tanıdığımdı. Acıdan içi doldurulmuş ölü bir hayvan gibi olan ruhum hareketsiz ve bir heykel gibi durmaktan başka bir şey yapamıyordu. Bu kişi büyük bir müzisyen değildi aksine müziği baş ağrıtan ve ruha gram dokunamayan türdendi. Gerçi ben ne anlarım ki. Sesi kulaklarımı acıtan gitarı ile çıkardığı ses sanki içinde bulunduğumuz geminin çığlıkları gibiydi, batıyor olduğumuzu düşünen gemi bir oraya bir buraya sallanıyor durumdan kurtulmaya çalışıyordu. Batmayan bir gemiye battığını düşündüren müzisyen yuhalanmalar içinde kafası eğik sahneden inerken şapkasının altından mi...
Yorumlar
Yorum Gönder